Sevgili Denizfili

Deniz mili değil denizfili :)…

Kayalım Ağustos 23, 2008

Kategori: Beny'nin köşesi — beny @ 8:17 pm
Tags: , ,

Şimdi şu resmi görünce düşündüm de çocuklarımızla,kardeşlerimizle el ele tutuşup kayalım demek geldi içimden. Bende evimde o tür bir merdiven olmasını 1-2 senedir istiyordum.

Gencim Genç

Böyle dediğime bakmayın.Böyle bir şey için ilk önce insanın 2 veya daha fazla katlı bir evi ve evde bir ”merdiven” olması gerek.Artık o merdiveni apartman dairesinin neresine sokmayı planlıyorsam:)Belki bir gün bende çıkarım şöyle 3-5 katlı bir eve deşu merdivenden yaptırıp kayıp kayıp kaymalanırım…

 

La La La… Ağustos 22, 2008

Bulunduğumuz koordinatlardaki insanların;
bir kısmı mavi gözlüdür,bir kısmı ela.
Bazılarının adı Ali’dir,bazılarının Leyla.
Delirdim mi ne?

Birkaçının kazağı kırmızıdır,birkaçının ala.
Bizimkilerin evi bakar dağa,sizinkilerin yola.
Bunlar ekmeğini batırır yağa,şunlar ise bala.
Belgisizlik ve işaret zamirlerinin çoğunu kullandım sanırım;
Kimse kusura bakmaya.:p

Bende zırvalamak konusunda iyice ileriye gittim en büyük kartopundan biri Zırvalık Edebiyatı:)Tamam artık daha nadir yapacağım…

 

Misyon:Şifreyi Kırmak Ağustos 20, 2008

Kategori: Beny'nin köşesi — beny @ 7:15 pm
Tags: , ,

Şifreeee

Beny Production sunar;Misyon:Şifreyi Kırmak

”000 değil,122 değil,989 değil…

Bu ne zaman olacak diyordum,işte oldu.Bavulun şifresini yanlışlıkla değiştirdim,bir daha değiştirdim ve karıştırdım.Şifresini tekrar girince açılmadı,ama neyse ki bavul açık.

Uçlu kalem ucuyla orasına burasına soktum,o olmadı firkete ile minik kısımlarına soktum.Sonuç ise fiyasko.

İnternette bukalemunların kuyruk uçlarının renklerinin mavi olunca karşılaştıkları durumlar nelerdir? sorusuna bile cevap buluyorsak buna neden bulamayalım diye düşünerek bavul şifresi,bavul şifresi kır,bavul şifresi kırma,trolley şifresi,trolley şifresi kırma,trolley password… yazmadığım kelime kalmadı,ancak bunu internetten bulamayacağımı anladım.

Biraz tek tek denedim ama 047′a gelinceye kadar bile çok yoruldum.Demek ki mekanik zekamı işletme vakti gelmişti.

Sonra bavulun içinden şifre kırma bölümüne ulaşabileceğini düşündüm,tatatatam…Gizli bir fermuar beni şifre kırma bölümünün korunmalı arkasına götürdü.Vidaları sökmek için hemen tornavidayı bulmaya koştum.Buldum ve açınca hemen şifreyi değiştiririm diye umutlandım.Ancak hiç de umduğum gibi olmadı.Zaten mekanik zekam pek de iyi değildi :P :)

Bana tek sağladığı kolaylık şifre kırma bölümünün daha kolay tutuluyor olması.Tüm bu maceradan şunu çıkardım ki;bu bavulun şifre şeysi bana bir otobüs eğlencesi olacak.”

Yakında sinemalarda…

 

Başardım! Ağustos 20, 2008

Yaşasın Başardım!

İce,tea içerken
Yarısını yüzüme dökmeyi,başardım.

Kahveyi turşu,ve kurabiyeyle birlikte,
Yemeyi başardım.

Yağmurun ne ,zaman yağacağını,
Bacaklarımla ,tahmin etmeyi başardım.

Bir günde, 16 tişört,
Değiştirmeyi başardım.

Kaynak çayı,
Fondip, içmeyi başardım.

3 saat boyunca aynı şarkıyı,
Dinlemeyi başardım.

Huysuz Virjin’e,
Bir saat,dayanmayı başardım.

1 dakikada ard,arda 264 kere,
Adımı,yazmayı başardım.

6 saat boyunca,
Balıklarımı,izlemeyi başardım.

2,saat boyunca durmadan,
Zippirizoppit diyerek ritim,tutmayı başardım.

Maalesef ki,
Can sıkıntısından virgülleri yanlış yere koyanların,
Başarılarının gerçek olmadığını söylemeyi unuttum.

:)

 

Hayır Sen Değil,Öteki… Ağustos 20, 2008

Öteki

Kulak kirlerini temizle de dinle beni,
Hayır sen değil,öteki…

Albenili kelimelerle kalp süslemeyi de biliyorum,
Telefonda müdür rolü yapmayı da.

İçerik çalmayı da biliyorum,
Asansörde yalnız kalmayı da.

Renk yelpazesi kıvamında sarı,kırmızı,mor,beyaz yalanlar söylemeyi de biliyorum,
Üstteki gibi herşeyi dolambaçlı yada kıvırarak anlatmayı da.

İnsanın kafasını şişirmeyi de biliyorum,
Hazır çorba pişirmeyi de.

Gözlerini kürdanla tuttur da gör beni,
Hayır sen değil,öteki…

Bir parmakla yazı yazınca kendimi internet profesörü ilan etmeyi de biliyorum,
Spaces’e fotoğraf eklemeyi öğrenince onu bunu kıskandırmaya çalışmayı da.

Elimle çizdiğim çizgiyi Picasso tablosu gibi göstermeyi de biliyorum,
Altın kaplı çikolatayı Cumhuriyet altını yapmayı da.

Başkasına taş atıp kaçmayı da biliyorum,
Kollarımı bağlamayıp evrenime çekilmemeyi de .

Ama bunlara senin gibi ihtiyaç duymuyorum,
Acaba beni anlayabilecek misin?

 

Bakkalcılıkta Yeni Bir Boyut Temmuz 14, 2008

Bir uyduruk bakkal bu kadar da cimri ve kazıkçı olamaz.5 m2 yer sözde ama 8 çalışanı var.Artık kolektif bakkalcılık mı olur ne olur bilemiyorum.

İçinde de çocuklar için eften püften şekerler,adi marka çikolatalar,oyun kartları,bütün tür çocuk dergileri var.Beş para etmeyen oyuncaklar,hatta bale ayakkabısı bile var.Duyunca bende şokey oldum.Ama içinde yüksük makarna yok,çabuk çorba yok,üzerinde Eti yazan bir ürün bile yok.Burası bakkal mı yoksa çocuk eğlence merkezi mi?

Fiyatlar en pahalı marketlerin 1,5 katı.Bir Türkcell 100 kontör almaya kalksanız 20 lira,al bakalım.Bir paket hazır çorba 1lira,al bakalım.1 litre yarım yağlı süt 2 lira,al bakalım.35 gr. çikolata ne kadar 1 lira,al bakalım.Diğer satış yerlerinde ise kontör 17 lira,bir paket hazır çorba 55 ykr.1 litre yarım yağlı süt 1.30,35 gr. çikolata da en fazla 60 ykr.

Uçmuşlar bunlar,herhalde Paris Hilton’a pazarlayacaklar bunları.Tamam,iyi bir semte kapak attınız ama bu demek değildir ki insanları sömürelim.Şu an Bademli’de böyle uçuk bir bakkala rastlamadım.

Ailemizin para tuzağı merkezi;bizim şaşkın bakkal,kesinlikle bakkalcılığa yeni bir boyut kazandırıyor.

 

Avrupa Birliği-Bir samimiyet oyunu Haziran 28, 2008

Akpm(Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi),”Akp kapatılırsa Türkiye izlenme sürecine geri dönebilir”,dedi.

Amaçları ise bariz olarak görülmekte: Çeşitli bahanelerle bizi kandırarak,yozlaşmanın hızlanmasını sağlamak;köklerimizi,bağlarımızı unutturmak ve Atatürk ilkelerini travma olarak değerlendiren yobazların elinde ülkemizi Avrupa’ya daha da bağımlı bir ülke haline getirmek…

Peki Avrupa Birliği nedir?Tamamen bir samimiyet oyunudur.Birbirine düşman gözüken ülkelerin birbirlerinin suratlarına gülümseyip arkasından bıçaklamasıdır.Türkiye’nin de bu samimiyet oyunun içinde bir oyuncu olması pek zor görünmekte.Mağlum bütün Avrupa ülkelerinin Türkiye’yi ne kadar sevdiği ortada,bunu hepimiz biliyoruz.Belki de topraklarımız için oynanan hesap oyunu senelerdir olumsuz sonuçlandığı içindir.

İleriki yıllarda toprak parçası olarak Avrupa’ya daha da bağımlı duruma gelsek de Avrupa Birliği hiçbirimizin beynini bağımlı hale getiremeyecek.