Sevgili Denizfili

Deniz mili değil denizfili :)…

La La La… Ağustos 22, 2008

Bulunduğumuz koordinatlardaki insanların;
bir kısmı mavi gözlüdür,bir kısmı ela.
Bazılarının adı Ali’dir,bazılarının Leyla.
Delirdim mi ne?

Birkaçının kazağı kırmızıdır,birkaçının ala.
Bizimkilerin evi bakar dağa,sizinkilerin yola.
Bunlar ekmeğini batırır yağa,şunlar ise bala.
Belgisizlik ve işaret zamirlerinin çoğunu kullandım sanırım;
Kimse kusura bakmaya.:p

Bende zırvalamak konusunda iyice ileriye gittim en büyük kartopundan biri Zırvalık Edebiyatı:)Tamam artık daha nadir yapacağım…

 

Aile Boyu Diziler,Şirketler… Ağustos 21, 2008

p Oldum olası ailecek gündemi meşgul eden,ailem şöyle böyle diye övünen,kendini aile sanatçısı gibi gösterenlerden ve aile dizilerinden hoşlanmıyordum.

Bu ailecek gündemi meşgul edenler ilk önce ailecek şirket açmış sonra da baba-oğul ”aile boyu dizi” şeklinde dizi yapmış.Pehh!

Kimden mi bahsediyorum?Tabi ki Osman Sınav ve ailesinden…İlk önce
Osman Sınav, eşi Tangül Sınav, büyük oğlu Yusuf Ömer Sınav ile yapımcı Yusuf Taner Özbel ve Engin Şavak Sinegraf’ı kurdu.İşte tam bu noktada bunlar devamını getirir demiştim,dediğim de oldu.

O zaman bende evleneyim,çocuklanayım.Zorla annemi,babamı,teyzemi,yengemi,kuzenlerimi,amcamı,eniştemi,dayımı,halamı,anneannemi,babaannemi,
dedemi çocuk yapmaya zorlayayım.Sonra hepsimiz bu bloga yazalım.Maksat yabancıya gitmesin iş,hem de yazara para ödemeyiz.Sonra holding kuralım,nasılsa tanıdık.Gıkı çıkmaz,tanıdıklıktan.

Ben artık daha detaya gireyim;oğlundan bahsedeyim.

Yusuf Ömer Sınav’ın biyografisini bulmadım,çok da çabalamadım.Ancak anladığım kadarıyla oyunculuk onun için yanlış bir meslek.Yani olumlu gözle bakmaya çalışıyorum ancak öyle bir tarafını bulamıyorum.Açıkçası ben oraya çıksam ondan daha doğal oynardım diye de geçmiyor değil içimden…Eğer oyunculukla bir konservatuar,bir üniversite bitirdiyse maalesef pek bir işe yaramamış.Haddime düşmese de;eğer okumadıysa da en kısa sürede başvurmasını tavsiye ederim.

Selen Seyven ise bu dizi için tamamen yanlış bir seçim.Genco’da Pınar’ı oynarken öyle sevimli bir karakteri ve sesi vardı ki sanki bizim yanımızda dönen doğal bir olaydı.Ancak burdaki rolünü kendi sesiyle canlandırdığını duyunca üzüldüm,nasıl Cüneyt Arkın’ın sesi dublorsüz çok yavan ve ilginçse onun ki aynen öyle.

*Osman Sınav ‘aile filmi’ yaptı
*Doludizgin Yıllar>Oyuncular

 

Misyon:Şifreyi Kırmak Ağustos 20, 2008

Kategori: Beny'nin köşesi — beny @ 7:15 pm
Tags: , ,

Şifreeee

Beny Production sunar;Misyon:Şifreyi Kırmak

”000 değil,122 değil,989 değil…

Bu ne zaman olacak diyordum,işte oldu.Bavulun şifresini yanlışlıkla değiştirdim,bir daha değiştirdim ve karıştırdım.Şifresini tekrar girince açılmadı,ama neyse ki bavul açık.

Uçlu kalem ucuyla orasına burasına soktum,o olmadı firkete ile minik kısımlarına soktum.Sonuç ise fiyasko.

İnternette bukalemunların kuyruk uçlarının renklerinin mavi olunca karşılaştıkları durumlar nelerdir? sorusuna bile cevap buluyorsak buna neden bulamayalım diye düşünerek bavul şifresi,bavul şifresi kır,bavul şifresi kırma,trolley şifresi,trolley şifresi kırma,trolley password… yazmadığım kelime kalmadı,ancak bunu internetten bulamayacağımı anladım.

Biraz tek tek denedim ama 047′a gelinceye kadar bile çok yoruldum.Demek ki mekanik zekamı işletme vakti gelmişti.

Sonra bavulun içinden şifre kırma bölümüne ulaşabileceğini düşündüm,tatatatam…Gizli bir fermuar beni şifre kırma bölümünün korunmalı arkasına götürdü.Vidaları sökmek için hemen tornavidayı bulmaya koştum.Buldum ve açınca hemen şifreyi değiştiririm diye umutlandım.Ancak hiç de umduğum gibi olmadı.Zaten mekanik zekam pek de iyi değildi :P :)

Bana tek sağladığı kolaylık şifre kırma bölümünün daha kolay tutuluyor olması.Tüm bu maceradan şunu çıkardım ki;bu bavulun şifre şeysi bana bir otobüs eğlencesi olacak.”

Yakında sinemalarda…

 

Başardım! Ağustos 20, 2008

Yaşasın Başardım!

İce,tea içerken
Yarısını yüzüme dökmeyi,başardım.

Kahveyi turşu,ve kurabiyeyle birlikte,
Yemeyi başardım.

Yağmurun ne ,zaman yağacağını,
Bacaklarımla ,tahmin etmeyi başardım.

Bir günde, 16 tişört,
Değiştirmeyi başardım.

Kaynak çayı,
Fondip, içmeyi başardım.

3 saat boyunca aynı şarkıyı,
Dinlemeyi başardım.

Huysuz Virjin’e,
Bir saat,dayanmayı başardım.

1 dakikada ard,arda 264 kere,
Adımı,yazmayı başardım.

6 saat boyunca,
Balıklarımı,izlemeyi başardım.

2,saat boyunca durmadan,
Zippirizoppit diyerek ritim,tutmayı başardım.

Maalesef ki,
Can sıkıntısından virgülleri yanlış yere koyanların,
Başarılarının gerçek olmadığını söylemeyi unuttum.

:)

 

Hayır Sen Değil,Öteki… Ağustos 20, 2008

Öteki

Kulak kirlerini temizle de dinle beni,
Hayır sen değil,öteki…

Albenili kelimelerle kalp süslemeyi de biliyorum,
Telefonda müdür rolü yapmayı da.

İçerik çalmayı da biliyorum,
Asansörde yalnız kalmayı da.

Renk yelpazesi kıvamında sarı,kırmızı,mor,beyaz yalanlar söylemeyi de biliyorum,
Üstteki gibi herşeyi dolambaçlı yada kıvırarak anlatmayı da.

İnsanın kafasını şişirmeyi de biliyorum,
Hazır çorba pişirmeyi de.

Gözlerini kürdanla tuttur da gör beni,
Hayır sen değil,öteki…

Bir parmakla yazı yazınca kendimi internet profesörü ilan etmeyi de biliyorum,
Spaces’e fotoğraf eklemeyi öğrenince onu bunu kıskandırmaya çalışmayı da.

Elimle çizdiğim çizgiyi Picasso tablosu gibi göstermeyi de biliyorum,
Altın kaplı çikolatayı Cumhuriyet altını yapmayı da.

Başkasına taş atıp kaçmayı da biliyorum,
Kollarımı bağlamayıp evrenime çekilmemeyi de .

Ama bunlara senin gibi ihtiyaç duymuyorum,
Acaba beni anlayabilecek misin?

 

Miss Universe 08 Temmuz 16, 2008

Kategori: Gündemden — beny @ 10:56 am
Tags: , ,


Kaç gündür ortalarda dönüyor,yorum yapmamak olmaz.Şu Venezüellalı kız güzel ama bir o kadar da antipatik.Verdiği resimlerin yarısı sinir bozucu.

İşte şu yukarıdaki resim keşke yanındaki Kolombiya güzeli kazansa dedirtiyor.Dayana’nın ağzı açık pozları,cevvallikleri,gözlerini fazla açması ve kötü bakışlar fırlatması onu aşırı salak birini çeviriyor(bkz:dışı hoş,içi boş).Sürekli böyle sinir bozucu pozlar verip duruyor.Finale çıkan 15 ülkenin çoğu da çirkindi zaten.Sinem Sülün çok güzel değildi ama ondan daha az hak edip de gelenler oldu.Hele Kosova güzeli o kadar iddialı bakışlar fırlatıyordu ki zannedersiniz atlayacak üzerinize,kaplan kaplan.

Bence İspanya-Claudia Moro yada Dominika Cumhuriyeti-Marianne Cruz’un kazanması daha güzel olacaktı.

 

Bakkalcılıkta Yeni Bir Boyut Temmuz 14, 2008

Bir uyduruk bakkal bu kadar da cimri ve kazıkçı olamaz.5 m2 yer sözde ama 8 çalışanı var.Artık kolektif bakkalcılık mı olur ne olur bilemiyorum.

İçinde de çocuklar için eften püften şekerler,adi marka çikolatalar,oyun kartları,bütün tür çocuk dergileri var.Beş para etmeyen oyuncaklar,hatta bale ayakkabısı bile var.Duyunca bende şokey oldum.Ama içinde yüksük makarna yok,çabuk çorba yok,üzerinde Eti yazan bir ürün bile yok.Burası bakkal mı yoksa çocuk eğlence merkezi mi?

Fiyatlar en pahalı marketlerin 1,5 katı.Bir Türkcell 100 kontör almaya kalksanız 20 lira,al bakalım.Bir paket hazır çorba 1lira,al bakalım.1 litre yarım yağlı süt 2 lira,al bakalım.35 gr. çikolata ne kadar 1 lira,al bakalım.Diğer satış yerlerinde ise kontör 17 lira,bir paket hazır çorba 55 ykr.1 litre yarım yağlı süt 1.30,35 gr. çikolata da en fazla 60 ykr.

Uçmuşlar bunlar,herhalde Paris Hilton’a pazarlayacaklar bunları.Tamam,iyi bir semte kapak attınız ama bu demek değildir ki insanları sömürelim.Şu an Bademli’de böyle uçuk bir bakkala rastlamadım.

Ailemizin para tuzağı merkezi;bizim şaşkın bakkal,kesinlikle bakkalcılığa yeni bir boyut kazandırıyor.

 

Korkunç Bir Antre Temmuz 12, 2008

Kategori: Dekorasyon — beny @ 8:26 pm
Tags: ,

Ferah ve geniş bir başlangıç.Kapının yanında ayakkabılar yığılmış,belli ki evin hanımı ayakkabıları çok seviyor.Su bidonu en berrak suyun etiketini taşıyor;ama pek hoş durmuyor,reklamlardaki gibi içinde 3 boyutlu dağ resimleri de yok.

Orta yükseklikte camlı bir dolap.Yeşil ve dore bir örtü üzerini örtüyor.Masanın üstündeki kalemkutulardan birinin içi kartvizitler,düğmeler,kısa kalemlerle(90′lı yıllardan kalma paslı telefon jetonunu da unutmamak gerek) dolmuş;diğerininki ise atık pillerle.Sahte bir gümüş şekerlik.En dibinde ucuz ama hoş kokulu tablet kokular,üzerinde sim kartlar,
bozulmuş eski telefonum(3 aydan beri),notlar.Dolabın üzerinde bilumum fatura,davetiye,güneş gözlüğü ve anahtar.Arkaplanda kalan-ve kalması da arzu edilen- karışık içi faturalar,ekstreler,düğün davetiyeleriyle dolmuş bir saksıdan bozma faturalık.

Bu yer düşününce korkunç geliyor,kesinlikle.İlk önce şu şekerliği ortadan kaldırdım yerine kırmızı giysili iki zenci kızın süslediği çok hoş bir mumluk koydum.Yanında da gazozdan yaptığım hoş mumluk-vazoyu(yapımını daha önceden anlatmıştım) yerleştirdim.Sonra tuttum kalemkutuları boşalttım içlerini perde tutturacaklarını ve düğmeleri anneme hediye ettim.Uzun ve kırmızılı kapaklı kalemliği koydum.Kalemler orada bir güzel toparlandı.Faturaların üzerinde yazan cep telefonlarını rehbere geçirdim ve onları geri dönüşüme bağışladım.Faturalığı da arındırdım sade bir hale getirdim.Sonuç ta kırmızıların karşıladığı hoş bir antre…

 

Hanım Ağa ve Yeni Jenerasyonu Temmuz 8, 2008

Kategori: İnsanlar ve mekanlar — beny @ 3:31 pm
Tags: ,

Bir komşumuz var görülmeye değer.Taliban’ın gelini görünüşte.Sohbette ise etmediği küfür,kullanmadığı argo kelime yok.Tam kocakarı,her gün de gezmekte.Bunun gününe gitsin,şunun kahvesinden içsin.Bir de terlikler-ayakkabılar baştan sonra bir koridor uzunluğunda her gün misafir,gürültü.Evi misafirhaneye çeviripte ailede bütçe diye birşey kalması çok ilginç.

Ya bir de minik kızı var onu da cep telefonu süsü gibi yanında taşıyor.Sonra da tabii hemen o laklak etsin,kızı da bana eziyet.Yapmadığı şey yok;zarar vermek,tükürmek,kırmak,kurcalamak, bozmak…Hanım Ağa’nın yeni jenerasyonu.

Resmen istemiyorum diyorum,yine getiriyor.Kızı bugün sessizmiş.İyiki de sessiz!Sessiz insan görmesem yutturacak.(Örn.:Beny’nin hüzünlü sessizliği)Ben onun kadarken bırakın başkasının şeylerini kurcalamayı konuşmuyordum bile saygımdan.Zaten salağın teki,uzaktan kuzenim 20′ye kadar sayıyor bu daha 5′e kadar sayamıyor.Olur mu öyle şey!En büyük bahane:”Çocuk o daha!”
Ama çocuk olmakla terbiyesiz olmak eşanlamlı değildir.Türkçe kelime bilgimizin bu kadar düştüğüne inanamıyorum.

Bugün de damladılar.Zaten bir kaç gün haricinde hep bizle yapışık.Ne yapacağım bilmiyorum,pekte kurnazlar.Annemi bi güzel kullanıyolar,yalnızca bana sertsin ya milletin süt dökmüş kedisi,iyilik meleği ol…